Merhaba…
Ben Gökçen ATAMGÜÇ. 1979’da Mersin’de doğdum. Sanatla yolculuğum küçük yaşlarda başladı; renklerle ve malzemelerle kurduğum içsel bağ, beni zamanla tasarıma ve yaratıcılığa yönlendirdi. Bu ilgi, yolumu Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’ne taşıdı. 2002’de mezun olduğumda, tasarımın benim için sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi olduğunu artık çok iyi biliyordum.

Kariyerime Eczacıbaşı INTEMA A.Ş.’de başladım. Ardından Marriott Otel projesinde ve sonrasında Mimar Akın Nalça ile birlikte ticari yapılar, fuar stantları ve showroom projeleri gibi farklı ölçeklerde pek çok tasarımda yer aldım. Bu süreç bana, mekânlara karakter katmayı ve tasarımı bir hikâyeye dönüştürmeyi öğretti.

Yine de içimde başka bir arayış vardı: daha sade, daha sessiz ama çok daha derin bir ifade biçimi. Bu arayış, ilk kızım Yağmur’un dünyaya gelişiyle birlikte beni yeniden origami ile buluşturdu. Origami, çocukların zihinsel gelişimine katkısı ve ellerle düşünmeyi destekleyen yapısıyla bana hep ilham vermişti; bu kez daha bilinçli, daha güçlü bir bağ kurduk.

2010’da kendi markam “GÜZEL ANLAR GÜZEL ANILAR by Gökçen Atamgüç (GA by GA)” ile yola çıktım. Bu girişim, yalnızca bir iş değil; sanatla insanları buluşturma hayalimin görünür hâliydi. Atölyeler, etkinlikler ve sosyal sorumluluk projeleriyle özellikle kâğıtla hikâyeler anlatabildiğim bir yaratım dili geliştirdim.

2012’den itibaren İstanbul Oyuncak Müzesi’nde çocuklarla atölyeler gerçekleştirdim. Aynı dönemde Özel Şişli Terakki Okulları’nda origami kulüp dersleri verdim. Bu süreç sadece öğretmek değil; birlikte öğrenmek ve dönüşmek anlamına geliyordu. Bir çocuğun kendi elleriyle bir kuş yaratırken gözlerinde beliren o mutluluk… İşte o an her şeye değerdi. Bu deneyimi, 2017’de yazdığım “Kâğıt Kıvrımlarını Zihin İzlerken” adlı kitabımla paylaşmak istedim.

2018’de ikinci kızım Güneş doğduktan sonra, origamiye kendi sanatsal bakışımı daha görünür biçimde yansıtmak istedim. 2019’dan itibaren origami portreler üretmeye başladım. Her bir portre, benim için yalnızca katlanan bir yüzey değil; zihnin izlerini, duyguların katmanlarını taşıyan bir anlatımdı.

Çünkü gerçekten de:
Bir kıvrım sadece bir şekil değildir.
O, zihnin bir izidir; duyguların katmanıdır.

Benim için origami yalnızca estetik bir uğraş değil; bir duruş, bir ifade biçimi, sessiz ama çok güçlü bir bağ. Bugün hâlâ her katlamada yeni bir yolculuğa çıkıyorum. Hayal gücüm, deneyimim ve sade ama derin anlatımlarla; hem kendime hem de insanlara bir şeyler söyleyen tasarımlar üretmeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki, bazen bir kâğıt, bir tabloya, bir duyguya, bir hayale dönüşebilir.

Ve şimdi bu yolculuğu, özellikle ebeveynler ve öğretmenlerle daha çok paylaşmak istiyorum. Origami sanatı, evde ve sınıfta stresle başa çıkmak, anı fark etmek ve ellerle düşünmek için güçlü bir araç. Katlandıkça çocukların odaklanma becerisi, el–göz koordinasyonu ve yaratıcılığı belirginleşiyor; rutinler küçük ritüellere, gürültü kısa sakinlik molalarına dönüşüyor.

Her kat; kısa bir nefes, küçük bir keşif, kalıcı bir iz.

Sevgilerimle,

Gökçen ATAMGÜÇ

Gökçen Atamgüç Kimdir